H izmet Tespiti Davaları
İşveren ve işçi arasında gerçekleşen hizmet tespiti davaları pek çok nedenden ötürü açılabilir. Hizmet tespiti davaları genel olarak herhangi bir sigorta bildirimi yapmadan ya da sigorta pirimi yatırmadan işçi çalıştırma durumunda açılan bir dava türüdür. İşçi sigortasız çalıştığı tüm dönemleri sigortalı bir hale getirebilmek için işverene bu anlamda dava açabilir. Açılan hizmet tespiti davasında, davacı olan kişi sigortalı olarak çalışması gerektiğini bildiren iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştığını ispat etmelidir. Eğer gerekli ispatı yapabilirse bu durumda haklı sayılır ve davayı kazanır. Hizmet tespiti davaları farklı sebepler sonucunda da açılabilen dava çeşididir. Hizmet tespiti davalarında delili sağlamak ve davayı kazanmak için benimle iletişime geçebilirsiniz.
Hizmet Tespit Davası Açma Koşulları Nelerdir?
İşçi, işverene karşı olarak çalıştığı sürenin tespitini yapmalıdır. Bu durumda 5510 sayılı kanunun 86. maddesinin 8. Fıkrası göz önünde bulundurulur. Burada çalıştığı süre, hizmet belgesi, prim ya da muhtasar ve prim hizmet beyannamesine dikkat edilmelidir. Bu süre içerisinde sigorta olmadan çalıştığı tespit edilmelidir. Tespit edildikten sonra 5 sene içerisinde dava açılmalıdır. Kişi alacaklarını ilam ile ispatlayabilirse eğer bu durumda mahkeme karşısında tüm haklarını ve prim ödemelerini de alır. Ancak mahkemeye karşı herhangi bir ispat bulunduramazsa bu durumda alacaklarını daha zor geri alır.
Kişiler hizmet tespiti davaları için iş mahkemesine başvurabilir. Yeterli delili olan kişiler tüm haklarını alır. Ancak delili olmayan ya da delilleri nasıl elde edeceğini bilemeyen kişi mutlaka bir profesyonelden yardım almalıdır. Hizmet tespiti davalarında koşulları eksiksiz bir şekilde tamamlamak ve davayı kısa bir süre içerisinde kazanmak istiyorsanız telefon numaralarından benimle iletişime geçebilirsiniz.
Hizmet Tespit Davası Açma Şartları
Hizmet tespiti davası açmak isteyen kişilerin şu şartlara dikkat etmesi gerekir;
- İş yerinin niteliği mutlaka kanun kapsamında sayılanlardan arasında olmalıdır.
- Hizmet işverenin iş yerinde olmalıdır, farklı bir yerde olamaz.
- Hizmetin sigortasız bir şekilde gerçekleştirilmesi durumunda kurumca bunun tespitinin yapılamamış olması gerekir.
- Tespit davasının konusu uzun vadeli sigorta olmalıdır. Yani kısa vadeli olan hastalık ya da analık gibi sigortaların olmaması gerekir.
- Verilen hizmet üzerinden 5 sene geçmemelidir. Tespiti üzerinden 5 sene geçtiyse eğer hizmet davası açılamaz.
Hizmet Tespit Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Sigorta primlerinin eksik ödendiğinin ya da işverenin işçiyi direkt olarak sigortasız çalıştırdığı tespit edilirse eğer bu durumda direkt olarak hizmet tespiti davaları açılabilir. Halk arasında bir diğer ifadeyle bu dava türüne prim tespit davası da denilebilir.
Hizmet tespit davasını açmak isteyen kişilerin ilk olarak işveren ile arasında bir hizmet sözleşmesinin olmasına dikkat etmelidir. Bu sözleşme yapılmadıysa ve taraflar arasında imzalanmadıysa bu durumda dava açılamaz. Hizmet sözleşmesi ise davalarda kullanılan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 393’te direkt olarak tanımlanmış bir halde bulunur. Bu kanuna uyan kişiler hizmet tespiti davası açarak çalıştığı gün kadar sigorta ve prim alacağını alır.
Hizmet sözleşmesi kapsamı içerisinde işçi, iş görme borcunu olması gerektiği gibi yerine getirmek durumundadır. Bununla birlikte işçinin sigortasız bir şekilde çalıştırıldığının ya da çalıştığı gün sayısının primlerinin eksik ödendiğinin SGK tarafından daha önceden tespit edilmemiş olması da gerekir. Eğer tespit edildiyse ve işçi buna yönelik bir harekete geçmediyse haksız sayılabilir. Bu koşullar gerçekleştirildiği sürece hizmet tespiti davası kolay bir şekilde açılabilir. Hizmet tespiti davaları koşullarını sağlamak için bir profesyonelden yardım alabilmek istiyorsanız sizlere yardımcı olurum.
Hizmet Tespit Davasına Zamanaşımı Nedir?
Her davada olduğu gibi hizmet tespiti davasında zamanaşımı gerçekleşir. Hizmet tespit davası aslında hak düşürücü süreye tabi olan bir dava türüdür. Yanı bu dava içerisinde zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmaz. 5 senelik bir hak düşürücü süresi bulunur ve bu durum göz önünde bulundurulur. Bu 5 senelik hak düşürücü sürenin başlangıcı ise işçinin dava etmek istediği işten ayrıldığı tarih olarak belirlenir. ,İşçinin ölümü gerçekleştiyse eğer mirasçıları da ölüm tarihinden itibaren 5 sene içinde bir hizmet tespit davası açabilir. Ancak her iki durumda da 5 senelik süre geçerse kişiler artık hizmet tespit davası açamaz ve bir hak talep edemez.
Hizmet Tespit Davasının Sonucunda Ne Olur?
Hak savunmak için başvurulan hizmet tespit davaları sonuçları hem işveren hem de işçi için tamamen farklı olur. Genel anlamda mahkeme işçinin lehine karar verme durumunda olursa eğer işçinin çalışmış olduğu sürede sigorta girişi yapılmadığı zaman ve prim esas alınarak tescil edilir. Bu durumda işveren işçisinin tespit ettiği çalışma sürelerini kuruma bildirir. Bu bildiri doğrultusunda prim ödemeleri yapılır. Aynı zamanda tespiti yapılmış olan fiilen çalışan işçinin bu süresi emeklilik hesaplamasında da dikkate alınır. Yapılan tespit sonucunda ise işçinin alacağı ihbar tazminatı ve kıdem tazminatı miktarlarında da artış gözlemlenir. Bununla birlikte işverenin aleyhine olacak idari para cezaları da gündemde olur.
Hak talep etmek için açılmış olan hizmet tespit davaları sonucunda işçi davayı kaybederse bu durumda işverene herhangi bir yükümlülük yüklenmez. Sonuç olarak bu davaların sonucunda bir kazanan vardır. Sizler de açmak istediğiniz hizmet tespit davalarında haklı olmak ve hakkınızı almak isterseniz bu durumda benimle zaman kaybetmeden iletişime geçebilirsiniz.